Yaz tatili hepimize iyi geliyor. Zihni biraz olsun boşaltmak, bedenin temposunu düşürmek, mesleğin ağırlığını bir kenara bırakmak… Bunların hepsi bir nefes alanı açıyor. Ama sonra takvim yaklaşmaya başlıyor. Okulların açılmasına az kalıyor. O bildiğimiz tempo yeniden geliyor.
Her yıl aynı duygular… Bir yandan yeni bir döneme başlayacak olmanın heyecanı, diğer yandan toparlanma çabası. Masanın başına oturmadan önce neyi nereden tutacağını kestirememek, geçmiş yılın yorgunluğunun hâlâ üzerimizde olması, bir de üstüne okulun, sistemin, çevrenin beklentileriyle yüzleşme hali…
Ben bu yazıda, yeni döneme başlamadan önce yapılabilecek en temel hazırlıkları paylaşmak istiyorum sizinle. Ajanda açmadan önce, plan yapmadan önce, hedef koymadan önce… Önce kendimize dönerek başlayalım istiyorum. Çünkü o dönüş yapılmadan sınıfa girince, sadece bedenimizle orada olmuş oluyoruz. Zihnimiz başka yerde, içimiz yorgun, enerjimiz eksik.
Aşağıda paylaştığım her madde, öğretmenlik kimliğinin teknik tarafına değil, insani tarafına odaklanıyor. Sınıfa girmeden önce kendimizi biraz toplamamızın, bazı şeyleri önceden fark etmemizin bu yılın gidişatını ne kadar etkileyebileceğini hatırlatmak istiyorum. Hazırsan başlayalım!
1. Yavaş Yavaş Rutine Dönmek – Beden Saatini Yeniden Kurmak
Tatil döneminde zaman algımız değişiyor. Geç yatmak, geç kalkmak, günü ağırdan almak normal. Ama yeni eğitim yılı yaklaştıkça bu döngü öğretmenler için zorlayıcı hale geliyor. Çünkü okulun temposu tatilin temposuna benzemez.
Ders saatleri, nöbetler, toplantılar, teneffüsler… Hepsi bir düzen ister.
Bu yüzden öğretmenlerin en çok zorlandığı konulardan biri, yeni döneme fiziksel olarak adapte olma süreci. Okul açıldığında öğretmen olarak yorgun ve dağınık hissetmemek için o geçişi zamana yaymak gerekiyor. Sabahları biraz daha erken kalkmaya başlamak, gün içindeki aktiviteleri belli bir düzene oturtmak, uyku saatlerini yeniden düzenlemek iyi bir başlangıç oluyor.
Ajandayı açmadan önce kendi biyolojik ritmini düzene sokmak, hem ruhsal hem bedensel hazırlığın en önemli adımlarından biri. Çünkü öğretmenlik anlatmakla kadar aynı zamanda enerjiyi doğru kullanmakla da ilgili. Okula başlamadan önce rutine dönmek, o enerjiyi yeniden toparlamaya yardımcı olur.
2. Zihinsel Hazırlık – Dağınıklığı Toparlamak, Netleşmek
Yaz boyunca biraz uzaklaşmak iyi geliyor ama çoğu öğretmen tatilde bile zihnini tam olarak susturamıyor. “Bu yıl neyle karşılaşacağım?”, “Geçen seneki yorgunluk tekrar eder mi?”, “Yeni öğrencilerle iletişim nasıl olacak?” gibi sorular kafada dönmeye başlıyor.
İşte bu yüzden yeni eğitim yılı başlamadan önce yapılması gereken en önemli şeylerden biri, öğretmen olarak zihinsel hazırlık yapmak. Kimi zaman bu hazırlık, sadece birkaç dürüst soruya cevap vermekle başlıyor:
- Bu yıl benden ne beklenecek değil, ben kendimden ne bekliyorum?
- Geçen yıl beni en çok ne zorladı, onu bu yıl nasıl karşılayabilirim?
- Ben bu yıl sınıfta nasıl bir öğretmen olmak istiyorum?
Tatilden dönüşte motivasyon eksikliği yaşamak çok normal. Zihinsel toparlanma, yeni döneme daha sağlam bir başlangıç yapmayı sağlar. Önceki yılın yükünü hâlâ taşıyorsan, onunla açıkça yüzleşmeden yeni sayfa açmak zor olur. Çünkü zihinsel karmaşa, ilk haftalarda öğretmenin enerjisini aşağı çeker ve bu durum öğrencilerle iletişime de yansır.
Bir de şunu hatırlamak iyi olur: Öğretmenlerin yeni döneme hazırlanırken kendilerine dönmeleri, güçsüzlük değil farkındalıktır. Zihnindeki dağınıklığı toparlamak, hedeflerini netleştirmek ve bu yılki niyetini belirlemek, kalabalık içinde kaybolmayı önler.
3. Kişisel ve Mesleki Hedef Belirlemek – Küçük, Gerçekçi, Anlamlı
Yeni eğitim yılı yaklaşırken çoğu öğretmen içten içe “Bu yıl farklı olacak” der. Daha düzenli olacağım, daha sabırlı olacağım, daha az yorulacağım… Ama o sözler, sınıfın temposu başlayınca unutulur gider. Çünkü hedefler çok büyüktür, çok soyuttur ya da sadece kağıt üstündedir.
Bu yıl farklı olsun istiyorsan, hedeflerini netleştirmen gerekiyor. Ve en önemlisi: Gerçekçi olmaları gerekiyor.
Bir yılda her şeyi değiştirmene gerek yok. Ama küçük adımlarla yol alırsan fark ettiğini bile anlamadan birçok şeyi dönüştürmüş olursun. Öğretmenler için mesleki hazırlık sürecinde bu hedefler pusula gibi çalışır. Mesela:
- “Her ay 1 öğrenciyle birebir konuşacağım.”
- “Haftada 1 gün okuldan sonra hiçbir işle ilgilenmeyeceğim.”
- “Ayda 1 kitap okuyacağım ya da bir seminer takip edeceğim.”
- “Öğrencilerle kurduğum dili izleyip 3 ayda bir gözden geçireceğim.”
Bu tür küçük ama takip edilebilir hedefler hem öğretmenin iç motivasyonunu korur hem de yıl içinde kaybolmasını önler.
Okula başlamadan önce öğretmenin yapması gerekenler arasında belki de en işe yarayan şeylerden biri, bu tür niyetleri ajandaya not etmektir. Çünkü yazılan hedef, unutulmaz. Hedefin yoksa yönün bulanır. Bu yıl kendine az ama öz hedeflerle alan açmayı deneyebilirsin.
4. Sınıf Atmosferini Planlamak – Duygusal Zemin Hazırlığı
Yeni eğitim yılı hazırlıkları denince akla genellikle ders planları, materyaller, yıllık çizelgeler gelir. Ama sınıf atmosferi dediğimiz o görünmeyen ama her şeyi etkileyen duygu iklimi çoğu zaman göz ardı edilir. Oysa sınıf dediğimiz şey, sadece dört duvar değil. İçinde bir öğretmenin varlığı, öğrencilerin duyguları, ilişkilerin tonu ve kurulan bağların gücü vardır.
Öğretmenler okula başlamadan önce kendilerine şunu sormalı:
Bu yıl sınıfım nasıl hissettirsin istiyorum?
O sınıfa girdiğimde öğrenciler neyle karşılaşsın?
İlk haftadan itibaren hangi duyguyu çoğaltmak istiyorum?
Kurallardan önce güveni konuşmak gerekir. Disiplin planından önce ilişkileri düşünmek gerekir. Çünkü sınıfta kurulan ilk temas, bir yılın rotasını belirler. Ceza mı olacak merkezde, yoksa ilişki mi? Emir-komuta mı kurulacak, yoksa birlikte düşünmeye açık bir alan mı?
Yeni eğitim yılı öncesi hazırlıklara başlarken, birkaç basit hazırlık bile çok şey değiştirir:
- Tanışma oyunları
- Sınıf sözleşmesini birlikte yazmak
- Her öğrenciyi ilk haftada tek tek dinlemek için zaman ayırmak
- “Ben buradayım, seni önemsiyorum” hissini vermek
Sınıf yönetimi kalemle çizilen bir şema değil. Öğretmenin varoluş haliyle kurulur. Yeni döneme başlarken sınıf atmosferini planlamak, öğrencilerle bağ kurmak isteyen her öğretmenin önceliği olmalı.
5. Ders Planlarına Ön Taslak Oluşturmak – İlk Ay Hazırlığı
Okul açılmadan önce öğretmenin aklında onlarca şey döner. Hangi konudan başlasam? İlk hafta ne yapsam? Müfredata nasıl yetişirim? Bu soruların hepsi gerçek, hepsi tanıdık. Ama en çok zorlayan, belirsizliktir. Önünü görememek, nereden başlayacağını bilememek…
O yüzden yeni eğitim yılına başlamadan önce öğretmenlerin en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri, kafayı yormayacak kadar sade ama yön gösterecek kadar işlevsel bir ders planı hazırlığıdır. Tüm yılın detaylı çizelgesini çıkarmaya gerek yok. Ama ilk ayı tasarlamak, çok şeyi değiştirir.
Şunu düşünmek bile yeter:
- Hangi konuyla başlayacağım?
- Hangi materyallere ihtiyacım var?
- Bu konuyu işlerken öğrenciler nerede zorlanabilir?
Bu soruların yanıtını kâğıda döktüğünde, zihnindeki yük azalır. Çünkü her gün “bugün ne yapacağım?” diye düşünmek öğretmeni yorar. Hazırlıklı olmak, o yorgunluğu baştan azaltır.
Öğretmen ajandası bu noktada büyük bir destek sağlar. Her şeyi hatırlamak zorunda değilsin. Yazmak, netlik getirir. Sade bir haftalık plan bile, yılın ilk ayında sınıfta daha güvende hissetmeni sağlar.
Unutma, planlar değişebilir. Ama plansız başlamak çoğu zaman kaybolmakla sonuçlanır. Yeni döneme başlamadan önce, ilk ayın yolunu hafifçe çizmek öğretmen için en pratik, en rahatlatıcı hazırlıklardan biridir.
6. Fiziksel ve Dijital Alanları Gözden Geçirmek – Temizlik ve Düzen
Tatilde uzak kaldığımız tek şey sınıf ortamı değil. Aynı zamanda masa üstü klasörler, dolap içleri, karışmış belgeler ve bir türlü silinmeyen eski dökümanlar da öylece kalır. Okula dönüşte bu yığıntının karşısına oturmak, daha ilk günden öğretmenin enerjisini düşürür. O yüzden yeni eğitim yılı başlamadan önce hem fiziksel hem dijital alanları toparlamak büyük rahatlık sağlar.
Basit gibi görünse de öğretmenler için okul öncesi hazırlık sürecinde bu temizlik fazlasıyla belirleyicidir. Çünkü çevrendeki dağınıklık, fark etmeden zihnini de dağıtır. Eşyaların, dosyaların ve belgelerin sadeleşmesi; öğretmenin zihninde de bir netlik oluşturur.
Neler yapılabilir?
- Bilgisayardaki klasörleri yeniden düzenlemek
- Geçen yılın dosyalarını arşivleyip “2024-2025” için yeni bir klasör açmak
- Masa üstündeki yığılmış belgeleri ayıklamak
- Ajandanı ya da defterlerini gözden geçirip yenilemek
- Kalemlik, çanta, evdeki çalışma köşesini sadeleştirmek
- Okuldaki dolabını kontrol etmek, varsa eski materyalleri temizlemek
Özellikle öğretmen ajandası, yapışkan notlar, renkli kalemler gibi küçük ama işlevsel araçlar öğretmenin elini hızlandırır. Yeni döneme başlarken bu tür araçlarla çalışmaya motive olmak daha kolaydır.
Bu hazırlık bir anlamda ritüeldir. Okula zihinsel olarak döndüğünün bir işaretidir. Sınıfa sadece yeni materyallerle değil, sadeleşmiş bir zihinle girebilmek için önce çevreni toparlaman iyi gelir.
7. Enerji Depolamak – Gerçek Dinlenmeye Zaman Tanımak
Tatilin son haftalarına gelindiğinde çoğu öğretmen “Hiç dinlenemeden bitti.” cümlesini kurar. Oysa okul başlamadan önceki o birkaç gün, yıl boyunca dayanacak enerjinin deposudur. Geriye kalan kısa sürede bile kendine alan açmak, bedeninle ve zihninle yeniden bağlantı kurmak bu yılki yükünü daha kolay taşımanı sağlar.
Şunu unutma: Yeni eğitim yılına hazırlanmak sadece plan yapmak değildir. Hazırlık aynı zamanda toparlanmaktır. Tatilden dönen öğretmenin en çok ihtiyacı olan şeylerden biri, acele etmeden kendi temposunu yeniden bulmaktır.
Bunun için bazı küçük ama etkili yollar var:
- Günün belli saatlerinde telefonu kapatmak
- Sessiz bir yürüyüşe çıkmak
- Sosyal medya yerine birkaç sayfa kitap açmak
- Kimseyle konuşmadan bir kahve içmek
- İlle de yapılması gereken işleri ertelemek değil ama yavaşlatmak
- Kendi iç sesini duyabileceğin anlar yaratmak
Öğretmenliğin yükü sadece fiziksel değil. Görünmeyen bir duygusal ağırlığı da var. Yeni döneme başlarken bu ağırlığı taşımak için en azından biraz dinlenmiş olmak gerekiyor. O yüzden tatilin son günlerini “koşturarak eksikleri kapatma” telaşıyla değil, kendini yeniden toparlama zamanı olarak görmen çok daha anlamlı olur.
Bazen gerçek hazırlık, hiçbir şey yapmadan geçen birkaç saatle olur. Ve o saatler, yılın ortasında hatırladığında sana iyi gelecek bir durak olur.
Son Söz
Yeni bir eğitim yılı başlarken herkes öğretmenin hazır olmasını bekler. Planların yapılmış olması, masanın düzenlenmiş olması, enerjinin yerinde olması… Ama kimse öğretmene “Sen gerçekten hazır mısın?” diye sormaz.
Ben o soruyu sormak istiyorum. Gerçekten hazır mısın?
Yorgunluğunu fark edebiliyor musun? Geçen yıldan kalan ne varsa onunla yüzleşebildin mi? Kendine bu yıl için bir niyet belirledin mi?
Eğer bunları düşünmek bile zor geliyorsa, yalnız değilsin. Çoğu öğretmen aynı yerden geçiyor. O yüzden bu yıl kendine daha çok yer açmanı, bu yıl kendine de öğretmenlik yapmanı isterim. Bunu tek başına yapmak zor geliyorsa da destek alabilirsin.
Ben bireysel öğretmen koçluğu çalışmalarıyla bu süreci birlikte yürütmek isteyen öğretmenlere eşlik ediyorum. Zihinsel toparlanma, hedef netleştirme, tükenmişlikten çıkma, sınıf içi iletişimi güçlendirme gibi konularda birebir çalışmak istiyorsan bana ulaşabilirsin.
Yeni dönemde sadece öğrencilerin değil, senin de iyi olman gerekiyor. Çünkü sen iyiysen, sınıf da iyileşmeye başlar.


