Sınıfa giriyorsun, anlatmaya başlıyorsun… ama bir noktada fark ediyorsun ki sınıf seninle değil. Bazıları konuşuyor, bazıları dalmış, bazıları da seni dinliyormuş gibi yapıyor.
Uyarıyorsun, toparlıyorsun, tekrar başlıyorsun. Kısa bir süreliğine sessizlik oluyor ama sonra aynı döngü yeniden başlıyor. Ve içten içe şu soru geliyor:
“Ben neden ciddiye alınmıyorum?”
Bu noktada çoğu öğretmen ya kendini suçluyor ya da öğrencileri. Ama gerçek şu ki mesele çoğu zaman ne senin yetersizliğin ne de öğrencilerin saygısızlığı.
Mesele, sınıfta fark edilmeden oluşan bazı dinamikler.
Ve bu dinamikler değişmediği sürece, daha çok anlatmak, daha çok uyarmak ya da daha sert olmak genelde bir şeyi değiştirmiyor.
Şimdi gel, öğrencilerin seni neden ciddiye almadığını birlikte daha net görelim.
Öğrencilerin Seni Ciddiye Almamasının 5 Nedeni
Sınıfta yaşadığın bu durum genelde tek bir nedene bağlı değil. Bir anda da ortaya çıkmıyor. Küçük gibi görünen ama tekrar eden bazı davranışlar, verdiğin mesajlar ve sınıfta oluşan yapı zamanla birikiyor ve öğrencinin gözünde senin etkin yavaş yavaş zayıflıyor.
Çoğu zaman öğretmen daha çok anlatmaya, daha çok uyarmaya çalışıyor. Ama mesele çabayı artırmak değil, nerede ve nasıl bir kopukluk olduğunu fark etmek. Çünkü sorun genelde yüzeyde değil, sınıfın içinde fark edilmeden oluşan dinamiklerde gizli.
1. Sınırlar Net Değilse Öğrenci Alanı Genişletir
Sınıfta en çok gözden kaçan şeylerden biri sınırların ne kadar net olduğu. Ne yapılabilir, ne yapılamaz… Bu çizgi açık değilse öğrenci o alanı kendi belirlemeye başlar. İlk başta küçük gibi görünen davranışlar zamanla genişler. Çünkü öğrenci, sınırın nerede başladığını ve nerede bittiğini deneyerek öğrenir.
Bir gün görmezden gelinen bir davranışın ertesi gün sorun hâline gelmesi, öğrencinin kafasını karıştırır. Aslında burada öğrenci “sınırı zorluyor” gibi görünür ama çoğu zaman yaptığı şey çok daha basittir: Sistemi anlamaya çalışıyordur. Ve eğer sistem net değilse, kontrol doğal olarak öğrencinin eline geçer.
Bu noktada mesele daha sert olmak değil, daha net olmaktır. Çünkü öğrenci öğretmenin neye nasıl tepki vereceğini öngörebildiğinde, sınıf içindeki davranışlarını da ona göre düzenlemeye başlar.
2. Söylediklerin Uygulanmadığında Etkin Azalır
Sınıfta en hızlı aşınan şeylerden biri öğretmenin sözü. Özellikle de söylenenle yapılan birbirini tutmadığında.
“Son kez söylüyorum”, “bir daha olursa…”, “notuna yansır” gibi ifadeler kullanılıp karşılığı gelmediğinde, öğrenci çok net bir şey öğrenir: Bu sözlerin bir sonucu yok.
Burada sorun cümlelerin kendisi değil, arkasının gelmemesi. Çünkü öğrenci için gerçek olan, söylenen değil yaşanandır. Aynı davranış tekrar ettiğinde farklı tepkilerle karşılaşıyorsa ya da hiç karşılaşmıyorsa, öğretmenin uyarıları zamanla anlamını kaybeder. Bir noktadan sonra da sadece arka planda kalan bir ses hâline gelir.
Bu durum öğretmenin fark etmeden kendi etkisini zayıflatmasına yol açar. Oysa tutarlılık oluştuğunda, yani söylenenle yapılan örtüştüğünde, öğretmenin sesi yükselmeden de sınıf düzeni kendiliğinden kurulmaya başlar.
3. İlişki Kurmadan Kontrol Sağlamaya Çalışıyorsun
Sınıfı sadece yönetilecek bir alan gibi gördüğünde, öğrenciler de kendilerini sadece kontrol edilmesi gereken kişiler gibi hissetmeye başlar. Sürekli susturulan, hizaya sokulan ya da yönlendirilen bir öğrenci bir noktadan sonra iş birliği yapmak yerine mesafe koyar. Bu mesafe büyüdükçe de öğretmenin etkisi azalır.
Öğrenci için öğretmeni dinlemek sadece kurallarla ilgili bir mesele değildir. Aynı zamanda “beni görüyor mu, beni anlıyor mu?” sorusunun da cevabıdır. Eğer öğrenci kendisini sadece davranışları üzerinden değerlendirildiğini hissederse, öğretmenin söylediklerine karşı doğal bir direnç geliştirir.
Bu noktada ilişki kurmak, kontrolü kaybetmek anlamına gelmez. Tam tersine, sınıfta kurulan sağlıklı bir ilişki zemini, öğretmenin sözünün daha kolay karşılık bulmasını sağlar. Çünkü öğrenci, kendisini değerli hissettiği bir ortamda öğretmenin yönlendirmesine daha açık hâle gelir.
4. Sınıfa Taşıdığın Duygu Sınıfın Dikkatini Belirler
Sınıfa sadece anlattığın konuyla girmezsin. O günkü ruh hâlinle, enerjinle, zihnindeki yüklerle girersin. Ve çoğu zaman fark etmesen de öğrenciler bunu çok hızlı okur. Yorgunluk, sabırsızlık, isteksizlik ya da gerginlik… Bunların hiçbiri tamamen gizli kalmaz.
Öğrenci bazen bunu bilinçli olarak ifade edemez ama davranışı değişir. Daha çok konuşur, daha az dinler, daha kolay dağılır. Çünkü sınıfta oluşan duygu hâli, anlatılan içeriğin önüne geçer. Sen ne anlattığından çok, nasıl bir enerjiyle orada olduğun belirleyici olur.
Bu yüzden mesele her zaman “daha iyi anlatmak” değildir. Bazen sınıfa hangi hâlle girdiğini fark etmek, o hâli yönetmek ve mümkün olduğunca daha dengeli bir duruşla sınıfta kalabilmek gerekir. Çünkü öğretmenin duygusu, sınıfın ritmini doğrudan belirler.
5. Sınıfta Bir Sistem Yoksa Seni Değil Anı Yönetirler
Sınıfta net, tekrar eden ve öngörülebilir bir yapı yoksa; her şey o an verdiğin tepkilere bağlı ilerlemeye başlar. Bir davranış bazen görmezden gelinir, bazen sert karşılık bulur, bazen de tamamen farklı şekilde ele alınır. Bu değişkenlik, öğrencinin kafasında net bir çerçeve oluşmasını engeller.
Öğrenci aslında çok basit bir şeyi anlamaya çalışır: “Burada neyin neye yol açtığı belli mi?”
Eğer bu sorunun cevabı net değilse, sınıfı öğretmenin değil, anın akışı belirler. Bu da öğrencinin öğretmeni değil, durumu yönetmeye çalışmasına neden olur.
Bu noktada öğretmenin gücü bireysel tepkilerden değil, kurduğu sistemden gelir. Tekrar eden, anlaşılır ve adil bir yapı oluştuğunda, öğrenciler sınırları tahmin edebilir hâle gelir. Ve bu öngörü, öğretmenin ciddiye alınmasının en temel zeminini oluşturur.
Koç Öğretmen Eğitimi ile Sınıftaki Etkini Güçlendirebilirsin
Sınıfta yaşadığın bu durumlar çoğu zaman tek başına çözülmek zorunda değil. Daha net sınırlar koymak, tutarlılığı sağlamak ve sınıfta daha güçlü bir duruş geliştirmek öğrenilebilir.
Koç Öğretmen Eğitimi tam olarak buna odaklanır. Sınıfta yaşadığın zorlanmaları fark etmeni ve daha etkili bir öğretmenlik yaklaşımı geliştirmeni sağlar.
Eğer bu süreci daha sağlam bir şekilde ilerletmek istiyorsan, Koç Öğretmen Eğitimi‘mi inceleyebilirsin.


