Okulların açılmasına sayılı günler kaldı. Sen de belki bir yandan yazın yorgunluğunu üzerinden atmaya çalışıyor, bir yandan da yeni döneme yetişip yetişemediğini sorguluyorsun. Bu çok normal. Her eğitim yılı, öğretmenler için hem taze bir başlangıç hem de yoğun bir sorumluluk demek. İşte bu yüzden sana “2025-2026 eğitim öğretim dönemine öğretmen olarak hazır mısın?” diye soruyorum. Çünkü bu sadece müfredatla ilgili değil; senin motivasyonunla, sınıfa taşıyacağın enerjiyle ve öğrencilerinle kuracağın bağla da ilgili.
Bu yazıda sana küçük hatırlatmalar yapmak, “evet, bunları düşündüm” ya da “henüz buna bakmadım” dedirtecek sorular yöneltmek istiyorum. Hedeflerinden sınıf yönetimine, materyallerinden ilk gün planına kadar farklı noktalara birlikte göz atacağız. Kısacası, yeni döneme hem zihinsel hem de duygusal olarak güçlü bir adım atmana destek olacağım.
Hedeflerini ve Müfredatını Gözden Geçirdin mi?
Yeni eğitim yılı başlamadan önce durup bir düşünmek iyi olabilir: Bu dönem öğrencilerinle nereye varmak istiyorsun? Müfredat sana resmi bir yol haritası sunsa da senin sınıfına, öğrencilerinin ihtiyaçlarına ve kendi öğretmenlik tarzına göre şekillenen kişisel hedeflerin çok daha önemli. Belki geçen yıl işlediğin konularda öğrencilerin zorlandığı noktaları fark ettin, belki de bazı yöntemlerin düşündüğün kadar etkili olmadığını gördün. Şimdi bu deneyimleri cebine koyup planlarını yeniden düzenlemenin tam zamanı.
Kendi müfredatını gözden geçirirken, sadece ders kazanımlarına değil, aynı zamanda öğrencilerinle kurmak istediğin ilişkiye de bakabilirsin. Öğrenme ortamında daha çok katılım mı istiyorsun, yoksa öğrencilerin öz disiplinini geliştirmeye mi odaklanacaksın? Bunları şimdiden netleştirmek, yıl boyunca hem sana hem de öğrencilerine yol gösterecek bir pusula işlevi görecek.
Sınıf Yönetimi Planın Yeni Yıla Uygun Mu?
Her sınıf yeni bir hikâye, her dönem farklı bir deneyim getirir. Geçtiğimiz yıl işleyen kurallar, yöntemler ve rutinler bu yıl aynı şekilde sonuç vermeyebilir. Bu yüzden sınıf yönetimi planına yeniden bakmak, ihtiyaç duyduğun noktalarda güncelleme yapmak önemli. Öğrencilerin profilleri, sınıfın dinamikleri ve hatta okulun genel atmosferi bile bu planı etkiler.
Sınıf kurallarını ve beklentilerini şimdiden netleştirmen, öğrencilerinle daha sağlıklı bir başlangıç yapmanı da kolaylaştırır. Mesela ilk günlerde nasıl bir iletişim dili kuracağını, ders akışını hangi rutinlerle destekleyeceğini ya da sınıf içindeki zorlayıcı durumlarla nasıl baş edeceğini düşünmek sana büyük avantaj kazandıracak. Planlarını ne kadar önceden hazırlarsan, öğrencilerinle o kadar güvenli ve sakin bir ortamda buluşursun.
Materyallerin, Kaynakların ve Dijital Araçların Hazır Mı?
Yeni döneme başlarken elinde hangi materyallerin hazır olduğunu bilmek sana büyük rahatlık sağlar. Ders kitapların, konu anlatım notların ya da görsel materyallerin düzenli bir şekilde elinin altında olması seni hem ilk haftalarda hem de yıl boyunca daha planlı kılar. Eksiklerini şimdiden fark etmek, ders sırasında “keşke” demenin önüne geçer.
Sadece basılı materyaller değil, dijital araçlar da artık öğretmenlik yolculuğunun vazgeçilmez bir parçası. Kullanmayı düşündüğün online platformlara, sunum programlarına ya da etkileşimli uygulamalara göz atmak, hesaplarını güncellemek ve ders planına entegre etmek için en doğru zaman şimdi. Unutma, teknolojiyi hazır hale getirmek sadece ders verimini artırmaz, aynı zamanda öğrencilerin ilgisini daha kolay toplamana da yardımcı olur.
Kendi Mesleki Gelişimin İçin Yol Haritanı Belirledin Mi?
Yeni eğitim yılı yalnızca öğrenciler için değil, senin için de yeni bir öğrenme süreci. Geçen yıl hangi alanlarda kendini geliştirmek istediğini düşündün mü? Belki sınıf yönetiminde daha etkili yöntemler öğrenmek istiyorsun, belki de derslerinde teknolojiyi daha yaratıcı şekilde kullanmayı hedefliyorsun. Kendi mesleki yol haritanı şimdiden belirlemek, bu yılın senin için de daha tatmin edici geçmesini sağlayabilir.
Seminerlerde edindiğin bilgileri pratiğe taşımak, meslektaşlarının deneyimlerinden faydalanmak ya da kendine bir okuma listesi oluşturmak iyi bir başlangıç olabilir. Ayrıca mesleki gelişimin sadece yeni bilgiler edinmekten ibaret olmadığını da hatırlatmak isterim. Zaman zaman kendini sorgulamak, öğretmenliğinin yönlerini değerlendirmek ve eksiklerini kabullenmek de bu yolculuğun önemli bir parçası. Bunun üzerine daha önce paylaştığım “Öğretmenlerin Mesleki Gelişimini Artırmak” yazısına göz atabilir, kendi gelişim planını oluştururken sana fikir verecek yöntemleri inceleyebilirsin.
Unutma, senin gelişimin öğrencilerine doğrudan yansır. Kendini beslediğin oranda sınıfına da yenilik, enerji ve motivasyon taşırsın.
Öğrencilerle İlk Gün İçin Nasıl Bir Başlangıç Planladın?
İlk gün, bütün bir yılın tonunu belirleyen çok özel bir andır. Senin sınıfa nasıl girdiğin, öğrencilerinle ilk karşılaşmanda nasıl bir enerji yansıttığın onların gözünde büyük bir iz bırakır. Bu yüzden “nasıl bir başlangıç yapmalıyım?” sorusunu şimdiden düşünmek faydalı olur.
Belki küçük bir tanışma etkinliği ile öğrencilerin birbirini daha kolay tanımasını sağlayabilirsin. Belki sınıfın kurallarını birlikte belirleyerek, onların da sürece dâhil olmasını teşvik edebilirsin. İlk günün amacı ders yetiştirmekten çok, güven ve aidiyet duygusu inşa etmektir. Öğrencilerin kendilerini değerli hissettiği bir ortam yaratmak, ilerleyen günlerde ders akışını da çok daha kolaylaştırır.
Ayrıca unutma, ilk günün heyecanını yalnızca öğrenciler değil, sen de hissediyorsun. Bu heyecanı bir yük gibi değil, yeni bir yolculuğa çıkmanın doğal başlangıcı olarak görmek, hem sana hem öğrencilerine daha güçlü bir motivasyon kaynağı olabilir.
Tavsiye içerik: Okulun İlk Haftasında Öğrencilerle Yapılabilecek Etkileşimli Etkinlikler
Motivasyonunu ve Enerjini Yüksek Tutmak İçin Neler Yapıyorsun?
Yeni eğitim yılı heyecanıyla birlikte yorgunluk ve stres de kapıyı çalabilir. Yoğun ders programı, öğrencilerin farklı ihtiyaçları ve okulun gündelik sorumlulukları bir araya geldiğinde, motivasyonunu yüksek tutmak her zaman kolay olmayabilir. Bu yüzden şimdiden kendine şu soruyu sorabilirsin: “Ben enerjimi nasıl koruyacağım?”
Belki düzenli yürüyüşler yapmak, belki bir hobiye zaman ayırmak, belki de yalnızca kendine ayırdığın kısa bir sessizlik anı sana iyi gelebilir. Öğretmenliğin sadece akademik değil, duygusal bir emek olduğunu da hatırlamak önemli. Kendi ihtiyaçlarını göz ardı etmeden ilerlemek, öğrencilerine de daha sağlıklı bir şekilde destek olmanı sağlar.
Eğer dönem boyunca enerjini korumakta zorlandığını fark edersen, bu aslında yalnız olmadığını gösterir. Pek çok öğretmen benzer süreçlerden geçiyor. Bununla ilgili olarak “Öğretmenlerde Tükenmişlik Belirtileri” yazısına göz atabilir, kendine uygun önlemleri şimdiden düşünebilirsin.
Unutma, yüksek motivasyon ve enerjiyi sürdürmek, hem senin sağlığın hem de öğrencilerin için yapabileceğin en değerli hazırlıklardan biridir.
Meslektaşlarınla Paylaşım ve Dayanışma İçin Adım Attın Mı?
Öğretmenlik çoğu zaman sınıfın kapıları içinde yalnız yürütülen bir iş gibi görünür. Oysa meslektaşlarınla kurduğun bağ, senin hem motivasyonunu hem de mesleki gelişimini güçlendirebilir. Yeni döneme girerken birlikte plan yapmak, fikir alışverişinde bulunmak ve birbirini desteklemek için adım atmak, yalnızca seni değil, öğrencilerini de olumlu etkiler.
Geçen yıl hangi deneyimlerini meslektaşlarınla paylaştın? Ya da onların hangi önerileri sana yol gösterdi? Küçük bir sohbet, basit bir materyal paylaşımı ya da ders planı üzerine ortak bir çalışma, düşündüğünden çok daha büyük bir fark yaratabilir. Dayanışma kültürünün olduğu okullarda hem öğretmenler hem öğrenciler kendilerini daha güvende hisseder.
Senin deneyimlerin bir başkasının ihtiyacı olabilir; onların yaşadıkları da sana ışık tutabilir. Bu karşılıklı etkileşim, öğretmenliğin yıpratıcı yanlarını hafifletirken sana mesleki yalnızlığın içinde bir nefes alanı sunar.
Yeni Eğitim Yılına Hem Zihinsel Hem de Duygusal Olarak Hazır Mısın?
Hazırlık yalnızca defterleri, kitapları ya da planları tamamlamakla sınırlı değil. Yeni döneme girerken asıl önemli olan, senin nasıl hissettiğin. Kendini yorgun mu hissediyorsun yoksa heyecanla mı dolusun? Bunu fark etmek, döneme nasıl başlayacağını doğrudan etkiler. Zihinsel olarak düzenli, duygusal olarak dengede olmak, öğrencilerine aktaracağın en büyük güçlerden biridir.
Belki bu yıl için kendine küçük bir motto seçebilirsin: “Sabırla ilerleyeceğim”, “Öğrencilerime güven vereceğim” ya da “Her gün yeni bir başlangıç.” Böyle bir yaklaşım, zor anlarda sana yol gösterebilir. Çünkü unutma, öğretmenliğin özü sadece bilgi aktarmak değil, aynı zamanda yaşamın içinde rehberlik etmektir.
Şimdi dönüp kendine sorabilirsin: “2025-2026 eğitim öğretim dönemine öğretmen olarak gerçekten hazır mıyım?” Cevabın ne olursa olsun, bu yılın sana yeni deneyimler, yeni yollar ve öğrencilerinle paylaşacağın değerli anlar getireceğini bil. Ve ben, bir öğretmen koçu olarak, bu yolculukta her zaman yanında olduğumu hatırlatmak isterim.
Desteğe mi İhtiyacın Var?
Yeni döneme hazırlanırken kendine şu soruyu sorabilirsin: “Benim bu yolculukta yanımda bana eşlik edecek bir destekçim var mı?” Eğer bu soruya “hayır” diyorsan, ben sana eşlik edebilirim. Öğretmen Koçluğu programımda seninle birlikte hedeflerini netleştirebilir, sınıf içindeki güçlü yönlerini keşfedebilir ve zorlandığın noktalarda farklı yollar bulabiliriz. Çünkü senin iyi oluşun, öğrencilerinin öğrenme yolculuğuna da doğrudan yansıyor.
Öğretmen koçluğuyla ilgili daha fazla bilgi almak için buraya tıklayabilir; WhatsApp’tan ya da iletişim formundan benimle iletişime geçebilirsin.


